Antepfıstığı Ağaçlarında Azot Kaynaklı Yaprak Sararmaları

Antepfıstığı düzensiz meyve vermesi ve buna bağlı ürün azlığı üretimde en çok karşılaşılan sorunlardandır. Bitkinin yetersiz beslenmesi sonucu verim kaybı olmakta üründe kalite düşüklüğü yaşanmaktadır.

Meyve oluşumu döneminde meyve; meyve gözü( karagöz) ve yaprak arasında oluşan besin rekabetinde meyve baskın gelmektedir. Bu dönemde meyvenin yoğun olduğu dallarda yapraklar sararır ve ilerledikçe dökülürler, yetersiz yapraklar dolayısıyla meyve tomurcuğunda(karagöz) dökülmelere sebep olur. Periyodisitenin(bir yıl meyvenin çok sonraki yılın ya hiç olmaması ya da çok az olması durumudur) kaynağını bu durum oluşturmaktadır.

Antepfıstığı yaş meyve olarak 25 kg fıstık için 1.039 g azota ihtiyaç duyduğu ölçülmüş ve meyvenin olduğu yıl yani var yılında 25 kg ürün için alınan 1.039 gr azotun 953,9 gramını meyvenin aldığı belirlenmiştir. Kalan diğer kısım başka organlar tarafından tüketilmektedir. Yani meyvenin oluştuğu yıl azot kullanımı yönünden baskın olan organ meyvedir. Yaprak analizlerinde azotun yapraklarda %1.8 den daha az bulunduğu ölçümlerde azot noksanlığı belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtiler yaprakların sararması ile kendini gösterir ve ilerledirkçe dökülmesiyle sonuçlanır. Yaprakların zamanından önce dökülmesi ile önemli  verim kayıpları oluşur.

Meyvenin alındığı yani var yılında yapraklar 85,1 g azot tüketirken, meyvesiz yılda ise yapraklar 151,3 g azot tüketir. Bu durum yine meyveli yılda oluşan bileşiklerin daha çok meyveye doğru akmasıyla açıklanmıştır.

Buradan şu sonucunu çıkarılabiliriz;  azot verim üzerinde son derece önemli bir etkiye sahiptir.

Azot noksanlığı durumunda karagözlerin yani meyve tomurcuklarının döküldüğü bilinmektedir. Araştırmacılar azotla ilişkisini araştırırken meyve veren ağaçlarda 0,69 mg azot içeren gözlerin dökülmediğini daha az seviyelerde azot içeren tomurcukların döküldüğünü tespit etmişlerdir. Meyve vermeyen ağaçların tomurcuklarında 0,73 mg azot içerenlerin dökülmediği daha az seviyelerdeki ölçümlerde döküldüğü tespit edilmiştir.

Buradan yine şu sonuca varabiliriz. Azot noksanlığı görülen ağaçlarda meyve tomurcuğu dökümeleri oluşmaktadır.

Meyve oluşum dönemi iki periyodla açıklanmaktadır. İkinci meyve oluşum periyodu olan iç dolum döneminde yaklaşık 50 gün uykuda olan embriyo haziran ortalarından sonra temmuz başları gibi gelişmeye başlar ve meyve iç dolum süreci başlamış olur. Bu dönemde azot tüketimi yaprakta, gözlerde ve diğer organlarda, meyveye göre daha azdır rekabette baskın gelen meyvelerdir. İşte bu süreçte ortaya çıkan yaprak sararmaları ve dökülmeleri, karagöz dökülmeleri periyodisitenin ve verim kayıplarının temelini oluşturmaktadır.

Antepfıstığı ağaçlarının yetiştirildiği toprakların büyük çoğunluğunda potasyum yeterli ölçülse de gereksinim duyulduğu ve gübreleme programlarında olması gerektiği araştırmacılarca önerilmeketedir. Fosforun genel olarak topraklarda düşük düzeyde bulunması sebebiyle NPK içerikli gübrelemelerin yapılması oldukça önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.

Yine yetiştiricilik yapılan topraklarda, toprak organik medde miktarının düşüklüğü bitki kök faaliyetini, toprağın su hava dengesini dolayısıyla besin alımı ve bitki gelişmine etki ettiği bilinmektedir. Bu yönüyle toprak organik madde miktarını artıracak uygulamalar verimli ve sağlıklı bahçeler için önemlidir.

Yaşanan bu yaprak sararmalarının önüne geçilmesi için toprak ve yaprak analizlerine göre besleme programları verimlilik için şarttır.

Bu sorun haziran ortalarından itibaren ortaya çıkmakta temmuz başlarından itibaren farkedilir olmaktadır. Beslemenin bu süreç başlamadan önce yapılması en uygun sonucu sağlayacaktır. Yine de yaprak dökülmelerinin önüne geçilmesi için fark edildiği andan itibaren NPK içerikli besinlerin ve toprak düzenleyicilerinin kök bölgesinden suyla birlikte uygulanması faydalı olacaktır.